AY KARASI

 

Sinarit, akya, turna, levrek, kefal gibi birçok balık geceleyin gezer ve avlanır. Hele aylı gecelerde daha çok avlanır. Ancak karnı doyunca yatar. Bu yüzden hava ne kadar güzel olursa olsun ayı büyük olduğu gecelerden sonraki gündüzler balık daha vurulur. Olta balıkçılığında da bu durum değişmez. Tabii balıklar göçmen kuşlar gibi uçmadıkları için her zaman sudadırlar. Yani kendini göstermez, biz de bu gün balık yok deriz. Aslında gece boyunca avlanıp karnını doyurmuştur, pek fazla öyle kıyılara mıyılara dalgıcın balıkçının olduğu yerlere sokulmaz. Ne oltaya gelir ne jige atlar ne de dalgıcın av menziline girer.Biz onu görmeyiz ama o bizi duyar.

Binaenaleyh avlanmayı seviyorsanız ve bu keyfi yaşamak için zamanınız sınırlı ise aysız gecelerin hiç olmazsa yarım aylı gecelerden sonraki gündüzlerde ava gitmeyi tercih edin. Örneğin kılıbık olabilirsiniz; eşinizden ayda bir zar zor izin alıyorsunuz. Bu durumda bari aysız geceleri seçin. Hem de aysız  günlerde hele hava da güzelse balıkçıların da çoğu denize çıkar balıkhanede balık bol olur ve daha ucuz olur, sizde balık vuramasanız da parayla balık satın alıp eşinize ben vurdum diye yedirebilirsiniz. Unutmayın: <Aysız gecelerde olur ne olursa>.

Bir gece Ildırı’nın küçük taş adasının yanındaki bankta deniz dibinin güzelliklerini seyretmek maksadıyla sportif amaçlı dalış yapıyordum :taş solumda,sağ yanım 35ten 50ye inen dik duvar.Kafamı gayriihtiyari sağa çevirdim.Bir an ürktüm,ilk anda ne olduğunu anlayamadım.Salkım saçak bir şey beyazlı pembeli sütlü kahveli bir şey..Gözümü açtım kapadım bir daha baktım.3,4 kiloluk bir sinarit iri bir ahtapotu kafasından kapmış altımdaki büyük mağaraya doğru yavaş, yavaş yüzüyor. Biraz yükselip hafifçe taştan açılarak ışığı ışığı çaprazlama hem mağarayı hem de haresinde balığı aydınlatacak şekilde tuttum. Sinarit yavaşça mağaraya girdi. İçerde ahtapotu yiyecek; tabiikibalığırahatsızetmedenuzaklaştım.Hayvancağız rahat, rahat karnını doyursun diye.Saat 00.02 ,tam ay karanlığı!

Yani bu hayvan karnı açsa gece mece dinlemiyor. Karnı doyana kadar avlanmaya devam ediyor. Ay varken haydi, haydi.

Bir başka olayda Ildırı Kara Ada’nın yaslamasında 35 metredeyim. Taşı komple yüzdüm çıkmak üzereyim. Rengarenk deniz yosunları,taşlar, süngerler.Zevkle seyredip görüntü avcılığı yapıyorum.Şöyle bir sağıma döndüm.Yine taş solumda derin sağımda “hep böyle yüzerim ,görüntü solumda iken sola dönerek deklanşöre basmak daha kolay oluyor da.Bir alay sinarit,her biri 3er 4er kilo.Yüzüm yüzüm yüzüyorlar.Yok artık yahu saat sabaha karşı 04:00 .Neredeyse uyanma saatler gelmiş bunlar daha yeni yatacak.Yani gece 02:00de filan suya girmiş olsam hiçbirini göremeyeceğim.

Bazı taşlar böyledir. Balık sabaha karşı yatar. Balık sabaha karşı yatar. Ancak hepsi değil tabii. Karnını erken doyuranlar sürüden koparak farklı, farklı yerlere dağınık olarak yatarlar. Son parti de işte böyle gelir lank diye yaslamaya yaslanır.Çoğunlukla da güçlü ,efe balıklar avını daha çabuk bulur,karnını da daha erken doyurur sonra da tek yatar.Sona da 2,3 kiloluk palazlar kalır.Bu yüzden en verimli görüntü avcılığı sabaha karşı,gecenin son saatlerinde olur.

Eskiden yem bol iken sanırım troller ve gırgırlar küçük yem balıklarını kazımadan önceydi.8,10 kiloluk sinaritler öğlen    saatlerinde bile karınların doyurup öğlen saatlerinde bile salına salına dolaşıp gelir erişteye yatarlardı.

Yoruma kapalı.